1 Haziran 2011 Çarşamba

... cık yaşamak...

bu aralar herkes kadar(cık) sevmeyi öğreniyorum, herkes kadar(cık) özlemeyi, herkes kadar(cık) düşünmeyi, herkes kadar(cık) sevinip herkes kadar(cık) üzülmeyi öğreniyorum. Bunu bana öğreten sevdiklerime övgüler mi ? Yoksa sövgüler mi yağdırmalıyım bilmiyorum? Sadece başkalaşıyorum . Mutluluğu da, mutsuzluğu da; endişeyi de, huzuru da; aşkı da , nefreti de uçlarda yaşayan ben şimdi aralarda bir yerlerde yalpalanıyorum. Garip bişey insanın yıllardır engel olamadığı şeyler karşısında farklı durabilmesi. Bu geçici mi kalıcı mı bilmiyorum. Bir gün geçmesini isterken böyle kalmasından da korkuyorum. Bu ben değilim çünkü, benim hayatı yaşama şeklim bu değil. Herşeyi uçlarda yaşamayı severim ben. Mutsuzsam gizleyemeyecek kadar çaresiz, mutluysam herkesin görebileceği kadar coşkuluyum, kızgınsam ateş gibi yakarım karşımdakini, suçluysam yerin dibine kadar yolu var. Peki şimdiki beni sevmeli miyim? Sevmemeliyim nasıl bilcem ki ? Hadi ben sevmedim bunu karşımdakilere nasıl öğreticem? Öğretemediğim her an için extra mutsuzluğa değer mi o çocuksu sevinç? Yoksa bununla yetinmeyi öğrenip ...cık larlamı yaşamayı öğrenmeliyim. aza tamah etmeyen çoğu bulamaz derlerya bu azla yetinmek için bir avuntu mu sadece?  Yoksa hayat sadece ...cık yaşayanlar için mi güzel hakkaten ?

2 yorum:

  1. Hayırlı olsun yeni bloğun ;) Cık yaşamak iyidir boşver bence alış buna daha canın yanıyo en azından cık yaşayınca bişileri. Aza tamah etmeyen çoğu bulamaz değil aslında olay herşeyin azı karar çoğu zarar iyi bloglar ;)

    YanıtlaSil
  2. sağol kankicim gelecek günler gösterecek nasıl yaşamam gerektiğini şimdi böyle olduğu için mutlu olmasamda mutsuzda değilim galiba. insan cık yaşarken ne hissettiğinide kestiremiyo en garibide bu galiba ...

    YanıtlaSil